1 ay önce
1 ay önce

Moderna COVID-19 Aşısı Sürecinde Yaşadıklarım


2020 yılının Ağustos ayında Koronavirüs vakaları almış başını gidiyorken, aşı ile ilgili ümit verici emekler da hızlanmıştı. ABD Birleşik Devletleri’nde büyük Boston bölgesinde on yıldan fazladır bilhassa RNA aşıları üstüne emekler meydana getiren Moderna şirketinin ürettiği COVID aşısını tecrübe etmek için gönüllüler aradığını ve bu gönüllülere ortalama bin dolara kadar ödemeler yapıldığını duymuştum. Meslektaşım bu bilgiyi benimle paylaşırken dilersen sen de katılabilirsin demişti. Fakat o dönem hemen hemen otoritelerce incelenmemiş bir aşıyı hayata geçirmeye ben sıcak yaklaşmadım. Meslektaşım Moderna aşısının iki dozunu Ağustos ayında oldu. Iyi mi hissediyorsun diye sorduğumda ikinci dozdan sonrasında baş ağrısı bulunduğunu ve bigün içinde tüm yan etkilerin sonlandığını söylemiş oldu.

Aradan aylar geçti hem Pfizer/Biontech’in hem de Moderna’nın COVID aşıları FDA ve öteki otoritelerce acil kullanım iznini aldı. Boston’da konuşulanlar bu aşıların bizlere ulaşmasının yaz sonunu bulacağı yönündeydi. Aşılar hastanelere ve öteki sıhhat kuruluşlarına dağıtılmaya başlanılmıştı. ABD’da COVID vakalarıyla birinci aşama bağlantı halinde olan sıhhat çalışanlarına ilk aşılar 16 Aralık’ta yapılmış oldu. Bu tarihten bir kaç hafta geçtikten sonrasında bazı sıhhat çalışanlarının aşı olmak istemeyeceği ve dolayısıyla bizlerin daha erken bir tarihte kalan aşıları olabileceğimiz yönünde söylentiler dolaşıyordu. Ben bunlara doğrusu pek kulak asmadım.

4 Ocak 2021 akşam saat altı benzer biçimde aşı olmak istemeyenlerden arta kalan Pfizer/Biontech aşılarını olabileceğimize yönelik bir bilgiyi dostlar bana iletti. Bu benim için sürpriz oldu, derhal bu aşılar nedir ne değildir diye araştırmalar yaptım. Data toplama süreci içinde saat çoktan yediyi bulmuş ve o günkü aşılama sona ermişti. Kafi detayları toplayıp doyum olduktan sonrasında aşıyı ertesi gün oluruz diye düşündüm. Ertesi gün aşı meydana getirilen yere gittiğimde anladım ki Pfizer/Biontech aşısını randevusuz olma süresini kaçırmışım. Buluşma sistemini beklemekten başka deva kalmamış gibiydi. Tarihler 6 Ocak 2021’i gösteriyordu öğle yemeğindeydik. Arkadaşlardan biri “bugün Moderna aşılarını randevusuz olabiliyor muşuz” söylediğinde, beni hem bir luk hem de bir tereddüt kapladı. Zira Pfizer/Biontech aşısını yeteri kadar incelemişken Moderna aşılarını detaylı incelememiştim. Bilgilere hızlıca bu aşı nedir ne değildir diye göz attım. Sonuçta Pfizer/Biontech aşısı ile Moderna aşılarının birbirine oldukca benzer bulunduğunu anladım.

Moderna COVID-19 ilk doz aşılama sonrası
Moderna COVID-19 ilk doz aşılama sonrası

Moderna COVID-19 aşısının ilkini 6 Ocak 2021’de olduk. Aşıyı olmadan ilkin aşı ile ilgili bilgilerin yer almış olduğu ve kendi isteğimizle bu aşıyı olduğumuza yönelik bizlere bir biçim imzalattılar. COVID-19 aşılarını daha bir oldukca devlet başkanı bile olmamışken görece oldukca erken bir zamanda olma fırsatını yakalamıştık. Hastanenin resmi fotoğrafçısı bir senelik bir gerilimin peşinden gelen bu zamanı anı ölümsüzleştirmek isteyip istemediğimi sorduğunda ben niçin olmasın dedim ve karşıma şu fotoğraf karesi çıktı (solda). Moderna COVID-19 aşılarının tam koruma sağlaması için iki doz lüzumlu. İkinci dozu da tam 28 gün sonrasında 3 Şubat 2021 Çarşamba günü olduk. Şimdi isterseniz bu aşıların ne olduğu ve ben de oluşturduğu yan etkilere bir göz atalım.

Moderna COVID-19 aşısı hakkında bilinmesi gerekenler

Moderna COVID-19 aşısı bir RNA aşışıdır. RNA’lar hücrelerimizde vücudumuz için lüzumlu olan proteinlerin sentezlendiği genetik şifreyi taşırlar.  Aşı şirketleri laboratuvar ortamında RNA’ları üretebiliyorlar. Fakat bu zamana kadar meydana getirilen RNA aşıları başarısızlıkla sonuçlandı. Bunun sebebi ise RNA’lar insan vücudu tarafınca daha hücreye girmeden imha ediliyor olmasıydı. Gelişen yeni teknikler ile birlikte RNA’lar minik yağ parçacıklarının içine entegre edilebilir hale geldi. Bu sayede insan vücuduna dışardan verilen RNA’lar bu minik yağ parçacıkların sağlamış olduğu koruma ile birlikte hücreler ile vücut tarafınca imha edilmeden buluşabilir hale geldi. Dolayısıyla bu son gelişmeler RNA aşılarının etkin şekilde kullanımının önünü açtı.

Moderna COVID-19 aşısı iyi mi bağışıklık oluşturur?

Moderna COVID-19 aşısının ilk dozu yapıldıktan sonrasında koronavirüsün parçacıklarının üretim şifresini içeren RNA’lar hücrelerimizin iç kısmına yerleşir. Hücrelerimizin içinde bulunan ribozomlar hücrenin kendi RNA’larının şifrelediği vücudumuz için lüzumlu proteinleri sentezlerken, aşı tarafınca hücrelerimize verilmiş RNA’lar virüsün yüzeyindeki onu tanımlayan proteinlerin hücrelerimiz tarafınca üretilmesini de sağlar. Fakat bu suni RNA’ların hücrelerimize ürettirdiği virüs proteinleri bağışıklık sistemimiz için yabancı proteinlerdir. Bağışıklık hücrelerimizden önde gelen dendritik hücreler bu virüse ilişkin proteinler ile ilgili bilgiyi öteki bir bağışıklık hücremiz olan T-hücrelerine tanıtır. T-hücreleri de bu bilgiyi vücuda giren yabancı maddelere karşı antikor üreteme de mühim görevi olan bağışıklık hücrelerinden B-hücrelerine tanıtır. B-hücreleri virüsün protein bilgisini alır almaz hafıza B-hücrelerine dönüşür (Biçim 1). Virüs bu noktadan sonrasında vücuda girerse hafıza B-hücreleri tarafınca kısa sürede tespit edilip karşı savaşım için antikorlar üretilir.

Niçin RNA aşılarından iki doz olunması lüzumlu?

Meydana getirilen araştırmalar ile tek doz aşının vücudun virüse karşı yeteri oranda antikor üretmesinde etkili olmadığı tespit edilmiş. Tek doz aşının koruma hususi durumunun ortalama %60’larda olduğu belirtiliyor. İkinci doz aşı yapıldığında birinci dozda üretilen hafıza B-hücreleri, vücudun virüsle karşı karşıya kaldığını düşünerekten plazma hücrelerine dönüşüyor. Plazma hücreleri etken bir halde oldukca sayıda antikor üretebilme özelliklerine sahipler. İkinci aşı ile beraber plazma hücrelerinin aktivitesi artıyor ve bu sayede virüse karşı %95’lere varan etken bir antikor koruması kazanmış oluyoruz.

Moderna COVID 19 aşısının gözlemlediğim yan tesirleri:

a) Birinci aşıdan sonrasında oluşan yan etkisinde bırakır

Birinci aşıdan sonrasında ciddi sayılabilecek herhangi bir yan tesir oluşmuyor. Bir tek ilk gün sanki hastalanıyormuşum hissine kapılıyorsunuz. Bu his tamamen ruhsal de olabilir. İlk doz aşının gözlemlenen tek yan tesiri, aşı meydana getirilen bölgede bir kaç gün devam eden hafifçe şiddete ozellikle o bölgeye dokunulduğu süre hissedilen ağrı.

b) İkinci doz aşıdan sonrasında oluşan yan etkisinde bırakır

İkinci dozu olmadan ilkin aslolan yan etkilerin ikinci dozda sonrasında görülebileceğine yönelik haberleri duymuştuk. Hakkaten de ikinci doz aşıyı olduktan on iki saat sonrasında bu tesirleri gözlemlemeye başladım. Bu yan etkilerin ben de görünme sırasına nazaran sıralarsak;

  • Aşı meydana getirilen yerde ağrı (bilhassa o bölgeye dokunulduğunda)
  • Üşüme hissi ve titreme
  • Halsizlik ve bitkinlik
  • 38,8 dereceye kadar çıkan ateş
  • Eklem ağrıları
  • Hafifçe bas ağrısı.

Tüm bu yan etkisinde bırakır bigün içinde tesirini kaybediyor ve günlük ritminize dönebiliyorsunuz. Esasen bakıldığında bu yan etkilerin görülmesi vücudun bağışıklık sisteminin aktifleştiğinin ve aşıya karsı etken bir halde antikor ürettiğinin bir göstergesi. Bu açıdan düşünüldüğünde bu yan tesirleri gözlemlemek aşının ve bağışıklık sisteminizin çalışıyor olduğu göstermesi adına güzel bir gelişme.

Biçim 2. Amerikan hastalıkları önleme merkezinin aşılama sonrası yan tesirleri kovuşturmak amacıyla geliştirdiği uygulama

Son olarak bu aşılar halen acil kullanım izni ile kullanıldığı için Amerikan Hastalıkları Önleme Merkezi tarafınca cep telefonunuzdan taradığınız bir barkod ile sizin aşı olduktan sonraki ilk hafta her gün, ikinci ve üçüncü hafta yalnız bigün olmak suretiyle gördüğünüz semptomlarınızı kaydetmenizi sağlayacak bir sistem geliştirilmiş (Biçim 2). Bu sayede yetkililer bu RNA aşıları oluşturabileceği yan tesirleri hakkında daha çok veri elde edebiliyor. Sanırım bu veriler bu aşıların sonucunda Amerikan Besin ve İlaç dairesi (FDA) tarafınca tam onay almasında mühim bir yer oluşturacak. Dilerim bu aşılar yaşadığımız bu salgının sonunu getirir.

Türkiye’de meydana getirilen Çin aşısı bir RNA aşısı mıdır? Çin aşışı olmalı mıyım?

Türkiye’de çokça sorulan bir soruya yanıt olabilmesi adına bunu belirtmekte yarar var; Çin aşısı RNA aşısı değildir. Çin aşısı geleneksel yollardan üretilmiş bir aşıdır ve koruma oranın RNA aşıları kadar olmadığı biliniyor. Tüm bunlara karşın gene de asla aşı olmamaktansa bir ihtimale karşılık Çin aşısı olunmasında yarar sağlanabilinir. Gene de acil kullanım onaylı RNA aşıları olma olanağınız var ise kesinlikle RNA aşılarını seçmenizi tavsiye ederim.

Paylaşın